Ana içeriğe atla

Bilginin Binbir Türlü Yayılması

 Bir insanın duyduğu , gördüğü ve anladığı farklı olabilir. Bir insan size "Naber?" dediğinde siz "Haber" olarak duyabilirsiniz. Ufacık bir yanılma , insanların her şeyi yanlış anlamasına neden olabilir. Bir araştırmacının yanlış telaffuz ettiği veya dinleyenin yanlış anladığı bir cümle , dinleyenin yaymasıyla dışarıya yayılır. Yayılan bu yanlış bilgi , insanların doğru bilgi alma hakkını ihlal eder. Aslında buna yanlış bilgi denemez. Yanlış bilgi deney hatasından , yetersiz teknolojilerden kaynaklanır. Yalan bilgiler de vardır. Birileri tarafından bilerek yalan yanlış yazılan yazılar vardır. Örnek olarak :

Aslında herkes dâhidir. Ama siz kalkıp bir balığı, ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız balık tüm hayatını aptal olduğuna inanarak geçirir. 

Bu söz çoğu kişi tarafından Einstein'ın sözü olarak bilinir. Ancak bu sözün ona ait olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmaz. Doğru olmayan bilgileri ayırdığımıza göre asıl konumuza dönelim. Bu yanıltılan kişilerin yaydıkları kalıplaşır ve o toplumda bulunan kişileri etkiler. Şöyle açıklanabilir; Bir Kuzey Koreli, Türkiye'ye gelir. Daha önce hiç yabancı kültür görmediğinden her şeye inanabilir. İstanbul Kapalıçarşı'da gezerken bir esnafın "Benden hızlısı mezarda ! Daha hızlı keseni bulun ödül vereceğim!" diye bağırdığını duyabilir. Bu durumun cidden böyle olduğunu ve Türkiye'de hızlı kesim yapanları gömdüğünü düşünebilir. Saçma bile olsa bir örnektir bu. Ülkesine döndüğünde çevresine Türk kültürünü böyle anlatıp Türklere karşı bir önyargı besleyebilirler.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Deneme - Kitap

  Burada olay iddiaya girmektir. Arkadaşlarınızla girdiğiniz bir iddia sonucunda kimin kazanacağını öğrenmeye çalışırız ama belli bir süre sonra başka bir olaya kapılırız.  Ben ise bunu şu şekilde uyarladım: Yemek yemeye giden iki arkadaş bu  mekanın günlük cirosunu merak edip iddiaya girerler.  Bir ödül için iddiaya girdiklerinden günlük ciroyu öğrenmeye çalışırlar. Mekanın sahibine giderler fakat  bir hırsızın tüm ciroyu çaldığını öğrenirler. Uzun araştırmalar sonucunda hırsızı bulurlar ve yanına gidip soru sorarlar.  Polisin parayı mali şubeye verdiğini ve hırsızın serbest bırakıldığını öğrenirler.  Polislere sormaya giderler ve paranın savcıda olduğunu öğrenirler. Tanıdıkları aracılığıyla savcının yanına giderler ama savcı bilgi vermez. Her şey beklediğiniz gibi olmaz bu yüzden sonu farklı oldu. Not: Bu yazıyı önce kağıda yazdım ve yapay zeka aracılığıyla buraya aktardım. Bazı yazılar bozuk olabilir gördüğüm tüm yanlışları düzenlemeye çalıştım.

Kaçak

 Amerika’nın başına gelen yasakçı , yenilik düşmanı ve savaşçı başkanı gençler tarafından sevilmeyen birisidir. Ash’de o gençlerden birisidir. Zaten kötü hale gelmiş olan Amerika’yı bir nebzede olsa düzelten başkan Kyle , başkan olamadığı için bu ülkeyi terketmeye karar verir. Yeni gelen başkan Abraham yasakçı olduğu için bunu düşünür ve sınırlara asker diker. Ash’in tek kurtulma yolu 96. yoldan farkedilmeden geçip Kanada’ya göç etmektir. Evden çıkarken ailesine son bir kez bakıp onları geride bırakacak olmanın üzüntüsünü yaşar. Evden çıktıktan birkaç saat sonra Tom adında bir adamla yolda tanışır ve yanında mola verir. Onunla konuştuktan sonra Tom’un karısının öldüğünü ve arada onun hayaletini görüp konuştuğunu öğrenir. Tom’un yarasını daha fazla açmak istemeyip yoluna devam eder . Otostop çekerken 2 motorluya denk gelir ve motorlarına biner. Motor , yanında ekstra bir oturak olan motorlardandır. Uçurumlu yollarda giderken sürücü Martin hakimiyetini kaybedince Ash son anda devreye...