Ana içeriğe atla

Her Şeyi Bildiğini Sanan İnsan

 İnsanlar gariptir. Her şeyin en iyisini , en mükemmelini kendilerinde sanarlar . Kendi bildiklerini doğru sanarlar . Diğer insanların düşüncelerini umursamazlar . Tek bildikleri kendi düşünceleridir ve onlara göre tek doğru budur. Ben Amerikan güreşi izlemeyi seviyorum mesela . Kurgu olduğunu biliyorum . Her maç bir senaryoya göre oynanıyor ve sonuçlar önceden belirleniyor. Bir dizi gibi spor yapıyorlar. İzleyenlerin çoğu da bunu biliyor. Bazı sözde zekilere göre bu güreş yalanmış . Benim gibi güreş izleyenlere güreş kurgu , sahte diyip akşamları Survivor , Masterchef gibi programlar izlemesi komik oluyor. Bir farkı yok! İkisinde de gerçekçi bir program var ve hepsi kurgu. Ben bilmeyen insanı seviyorum ama bilmemesine rağmen bir fikre sahip olan ve her şeyi bildiğini sanan insanları sevmiyorum. İtici geliyorlar. Bilmemelerine rağmen düşüncelerini vatan savunur gibi savunmalarını sevmiyorum. Bilmeyene öğretilir ama bilmemesine rağmen düşünce sunup onu savunana hiçbir şey öğretilmez. Bir Fenerbahçeli ile bir Galatasaraylıyı düşünün. Fenerbahçeli 28 şampiyonluktan bahsediyor ve Galatasaraylı 19 şampiyonluğu olduğunu söylüyor. İkiside bazı şeyleri bilmiyor ancak vatanı , bayrağı savunur gibi savunuyor! 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Deneme - Kitap

  Burada olay iddiaya girmektir. Arkadaşlarınızla girdiğiniz bir iddia sonucunda kimin kazanacağını öğrenmeye çalışırız ama belli bir süre sonra başka bir olaya kapılırız.  Ben ise bunu şu şekilde uyarladım: Yemek yemeye giden iki arkadaş bu  mekanın günlük cirosunu merak edip iddiaya girerler.  Bir ödül için iddiaya girdiklerinden günlük ciroyu öğrenmeye çalışırlar. Mekanın sahibine giderler fakat  bir hırsızın tüm ciroyu çaldığını öğrenirler. Uzun araştırmalar sonucunda hırsızı bulurlar ve yanına gidip soru sorarlar.  Polisin parayı mali şubeye verdiğini ve hırsızın serbest bırakıldığını öğrenirler.  Polislere sormaya giderler ve paranın savcıda olduğunu öğrenirler. Tanıdıkları aracılığıyla savcının yanına giderler ama savcı bilgi vermez. Her şey beklediğiniz gibi olmaz bu yüzden sonu farklı oldu. Not: Bu yazıyı önce kağıda yazdım ve yapay zeka aracılığıyla buraya aktardım. Bazı yazılar bozuk olabilir gördüğüm tüm yanlışları düzenlemeye çalıştım.

Kaçak

 Amerika’nın başına gelen yasakçı , yenilik düşmanı ve savaşçı başkanı gençler tarafından sevilmeyen birisidir. Ash’de o gençlerden birisidir. Zaten kötü hale gelmiş olan Amerika’yı bir nebzede olsa düzelten başkan Kyle , başkan olamadığı için bu ülkeyi terketmeye karar verir. Yeni gelen başkan Abraham yasakçı olduğu için bunu düşünür ve sınırlara asker diker. Ash’in tek kurtulma yolu 96. yoldan farkedilmeden geçip Kanada’ya göç etmektir. Evden çıkarken ailesine son bir kez bakıp onları geride bırakacak olmanın üzüntüsünü yaşar. Evden çıktıktan birkaç saat sonra Tom adında bir adamla yolda tanışır ve yanında mola verir. Onunla konuştuktan sonra Tom’un karısının öldüğünü ve arada onun hayaletini görüp konuştuğunu öğrenir. Tom’un yarasını daha fazla açmak istemeyip yoluna devam eder . Otostop çekerken 2 motorluya denk gelir ve motorlarına biner. Motor , yanında ekstra bir oturak olan motorlardandır. Uçurumlu yollarda giderken sürücü Martin hakimiyetini kaybedince Ash son anda devreye...