Ana içeriğe atla

Özgürlük ve Kölelik

 Özgürlük önemlidir çünkü hayatımız bizimdir , kimsenin değil. Köle olmak kötüdür . Kimse köle olmaz istemez ama bilmeden köle olanlarda vardır. Örnek olarak batı köleleri. Batının yaptığı her şeyi yaparlar , isterler ama onlara soracak olursanız ben köle değilim der. Kölelik , sadece para karşılığı satılıp zor işlerde çalıştırmak değil senin aklına girip bir şey yapmanı engelleyen ve başma fikirlere yönelmeni engellemektir. Özgür olmak bu yüzden güzeldir. Özgür olan kendine bağlıdır. Başkalarının özgürlüklerini engelleyecek bir durum olmadığı sürece özgürüz ve istediğimizi yapabiliriz. Jurassic World : Kretase Kampı isimli dizide dinozorlara çip takarak onların beynine giriyorlar ve özgürlüklerini elinden alıp köle yapıyorlar. Filmin ana kahramanları olan 6 çocuk , bu dinozorları çiplerden kurtarıp onları özgür bırakıyor. Bundan anlamamız gereken şey sadece kendi özgürlüğümüzü değil başkalarının özgürlüğünü de savunmamız lazım. Ben herhangi bir yerde kısıtlansam üzülürüm . İstediğimi yapamam ve hareketlerim kısıtlanır. Mutlu olabileceğim bir ortam olmaz. Bu yüzden okulu sevmiyorum. Zorunlu olması da saçma geliyor. İnsanların neredeyse 7-8 saatini götürüyor ve tüm konular olmasa da çoğu konu hiçbir işe yaramıyor. Zorunlu eğitim yerine seçmeli eğitim yapılabilir. Liseye kadar zorunlu eğitimden sonra derslerin seçilmesi lazım. Spor okuyan bir çocuğun neden matematiğe ihtiyacı olur mesela? Yıldız bir sporcu olunca aldığı paraları saymak için mi? Kölelik sistemidir bu . Zorla yaptırılır. Hayatın her anında kölelik vardır veya özgürlük kısıtlanır ama köle olan çoğu kişi kendini özgür sanar . Farketmese bile…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Deneme - Kitap

  Burada olay iddiaya girmektir. Arkadaşlarınızla girdiğiniz bir iddia sonucunda kimin kazanacağını öğrenmeye çalışırız ama belli bir süre sonra başka bir olaya kapılırız.  Ben ise bunu şu şekilde uyarladım: Yemek yemeye giden iki arkadaş bu  mekanın günlük cirosunu merak edip iddiaya girerler.  Bir ödül için iddiaya girdiklerinden günlük ciroyu öğrenmeye çalışırlar. Mekanın sahibine giderler fakat  bir hırsızın tüm ciroyu çaldığını öğrenirler. Uzun araştırmalar sonucunda hırsızı bulurlar ve yanına gidip soru sorarlar.  Polisin parayı mali şubeye verdiğini ve hırsızın serbest bırakıldığını öğrenirler.  Polislere sormaya giderler ve paranın savcıda olduğunu öğrenirler. Tanıdıkları aracılığıyla savcının yanına giderler ama savcı bilgi vermez. Her şey beklediğiniz gibi olmaz bu yüzden sonu farklı oldu. Not: Bu yazıyı önce kağıda yazdım ve yapay zeka aracılığıyla buraya aktardım. Bazı yazılar bozuk olabilir gördüğüm tüm yanlışları düzenlemeye çalıştım.

Kaçak

 Amerika’nın başına gelen yasakçı , yenilik düşmanı ve savaşçı başkanı gençler tarafından sevilmeyen birisidir. Ash’de o gençlerden birisidir. Zaten kötü hale gelmiş olan Amerika’yı bir nebzede olsa düzelten başkan Kyle , başkan olamadığı için bu ülkeyi terketmeye karar verir. Yeni gelen başkan Abraham yasakçı olduğu için bunu düşünür ve sınırlara asker diker. Ash’in tek kurtulma yolu 96. yoldan farkedilmeden geçip Kanada’ya göç etmektir. Evden çıkarken ailesine son bir kez bakıp onları geride bırakacak olmanın üzüntüsünü yaşar. Evden çıktıktan birkaç saat sonra Tom adında bir adamla yolda tanışır ve yanında mola verir. Onunla konuştuktan sonra Tom’un karısının öldüğünü ve arada onun hayaletini görüp konuştuğunu öğrenir. Tom’un yarasını daha fazla açmak istemeyip yoluna devam eder . Otostop çekerken 2 motorluya denk gelir ve motorlarına biner. Motor , yanında ekstra bir oturak olan motorlardandır. Uçurumlu yollarda giderken sürücü Martin hakimiyetini kaybedince Ash son anda devreye...