Ana içeriğe atla

ÇOCUKLUKLARI

 Sezai Karakoç’un Çocukluğumuz adlı şiirinin araştırmasıdır.

Bu metinde İslami unsurlar ön plandadır. İlk satırda anne kelimesi annenin yol gösterici ve eğitici olduğunu anlatır. Allah’ı insana en yakın olan şey olarak anlatmıştır. Yine gülü, Allah’ın sonsuz iyilik güneşinin teri olarak anlatan kişi yazarın annesidir.

Annesinin Yunus Emre şiirleri söyleyerek ağladığında ağaçlarında beraberinde ağladığını ve göğün koyulaştığını yazmıştır. 

Babasının uzun kış gecelerinde anlattığı cenklerde Hazreti Ali’nin bir kırata binip geldiğini ve Asya’da , Afrika’da , geçmişte , gelecekte onları darağacından kurtardığını anlatmıştır. Kendilerinin Hz. Ali’nin atının tozuna kapanıp ağladıklarını , güneşin kaçıp ayın düştüğünü ve yıldızların büyüdüğünü söylemiştir. 

Tüm çocuklar , güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar kahraman olan Hz’Ali’nin rolünü almak istediği için paylaşamadıklarını söylemiştir.

Babasının , lamba ışığında anlattığı hikayelerde kaleleri kuşattıklarını , bir Müslüman ölünce ağladıklarını ve fetihlerde bayram yaptıklarını anlatmıştır. Ayrıca İslam’ın bir sevinç olduğunu söylemiştir

Peygamberin günümüzde olan küçük sahabilerinin çocuklar olduğunu ve Bedir’i , Hayber’i , Mekke’yi özledikleri için sabaha kadar uyumadıklarını söylemiştir.

Kedilerin mangalın altında yattığını , kendilerinin küllenmiş ekmekleri yediğini ve inanan kimselerin övünmesiyle geceleri sabırla beklediklerini söylemiştir.

Günümüzde ise bundan eser kalmadığını , anlatılan cenklerin ve o gecelerin gittiğini , kalelerin önünde bulunan askerlerin dağıldığını ve çocukluğun , dökülen yapraklar gibi döküldüğünü söylemiştir. 

Genel eleştiri: Yazar teknolojinin gelişmediği yıllarda yaptıklarını anlatıp şu anki çocukların İslam’a dair bir şey bilmediklerini ve merak etmediklerini söyleymiştir. Hayal güçlerinin zayıfladığını belirtmiştir.


Kaynakça: https://mahaledebiyat.com/sezai-karakocun-cocuklugum-adli-siir-incelemesi/?amp=1

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Deneme - Kitap

  Burada olay iddiaya girmektir. Arkadaşlarınızla girdiğiniz bir iddia sonucunda kimin kazanacağını öğrenmeye çalışırız ama belli bir süre sonra başka bir olaya kapılırız.  Ben ise bunu şu şekilde uyarladım: Yemek yemeye giden iki arkadaş bu  mekanın günlük cirosunu merak edip iddiaya girerler.  Bir ödül için iddiaya girdiklerinden günlük ciroyu öğrenmeye çalışırlar. Mekanın sahibine giderler fakat  bir hırsızın tüm ciroyu çaldığını öğrenirler. Uzun araştırmalar sonucunda hırsızı bulurlar ve yanına gidip soru sorarlar.  Polisin parayı mali şubeye verdiğini ve hırsızın serbest bırakıldığını öğrenirler.  Polislere sormaya giderler ve paranın savcıda olduğunu öğrenirler. Tanıdıkları aracılığıyla savcının yanına giderler ama savcı bilgi vermez. Her şey beklediğiniz gibi olmaz bu yüzden sonu farklı oldu. Not: Bu yazıyı önce kağıda yazdım ve yapay zeka aracılığıyla buraya aktardım. Bazı yazılar bozuk olabilir gördüğüm tüm yanlışları düzenlemeye çalıştım.