Ana içeriğe atla

İhmal

Türkiye’de hiçbir iş düzgün yapılmıyor. Tam yapılmış gibi gözüken işler bile eksik çıkıyor. Türk milletinin rahatlığından dolayı oluyor bu. Japonya’da depreme dayanıklı olmayan ev sayısı çok azdır belkide hiç yoktur. Türkiye’de depreme dayanıklı ev sayısı 50.000’i geçmez belkide. Depreme dayanıklıdan kastettiğim ise yaylı sistem .Binaları sabit tutan bir düzenek. Amerika’da yangın çıktı ve koca bir şehir neredeyse yandı ve sadece 27 kişi öldü. Türkiye’de bir otelde çıkan yangında 78 kişi öldü. Otel , yanan şehire belki bin belki onbinlerce kez sığardı. İki olayda ihmallerden dolayı yaşandı. Hatay’da yıkılan evlerin temelinde ve tuğlaların arasında kum bulundu. Yanan otelde yangın merdivenlerinin sadece birinin içeride olduğu öğrenildi. Turizm Bakanlığı burayı denetlemesi için bir müfettiş göndermiştir ama müfettiş , rahatını düşünerek bunu tam olarak yapmamış olabilir. Türkler parayıda sever. Belki müfettiş para aldı ve sustu. Bunlara Türkiye’de binlerce örnek verilebilir. Elektriğin suya temasından dolayı ölen 2 kişi , sınırlardan paramotorla geçip TUSAŞ’a saldıran teröristlerin şehit ettiği 7 kişi , doğalgaz patlamaları , Ege ve Akdeniz’de çıkan yangınlarda ölen binlerce canlı ve daha fazlası. Bunların hepsi ihmal. Türkler rahatı için can alıp can verirler. Yalan değil.  Sırf trafikte canını sıktı diye kavga ederler , öldürülürler veya öldürürler… Elektriğin suya temasıyla ölen 2 kişinin olduğu kazada elektrik kablolarının açıkta olduğu yani tam kapanmadığı anlaşılmıştı. Yani burdan şunu anlayabiliriz ki bu işi yapan kişiler para kazanmalarına rağmen işlerini özensiz yapıyor belkide hızlıca bitirip rahatlamak için hızlı hızlı yapıyorlardı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Deneme - Kitap

  Burada olay iddiaya girmektir. Arkadaşlarınızla girdiğiniz bir iddia sonucunda kimin kazanacağını öğrenmeye çalışırız ama belli bir süre sonra başka bir olaya kapılırız.  Ben ise bunu şu şekilde uyarladım: Yemek yemeye giden iki arkadaş bu  mekanın günlük cirosunu merak edip iddiaya girerler.  Bir ödül için iddiaya girdiklerinden günlük ciroyu öğrenmeye çalışırlar. Mekanın sahibine giderler fakat  bir hırsızın tüm ciroyu çaldığını öğrenirler. Uzun araştırmalar sonucunda hırsızı bulurlar ve yanına gidip soru sorarlar.  Polisin parayı mali şubeye verdiğini ve hırsızın serbest bırakıldığını öğrenirler.  Polislere sormaya giderler ve paranın savcıda olduğunu öğrenirler. Tanıdıkları aracılığıyla savcının yanına giderler ama savcı bilgi vermez. Her şey beklediğiniz gibi olmaz bu yüzden sonu farklı oldu. Not: Bu yazıyı önce kağıda yazdım ve yapay zeka aracılığıyla buraya aktardım. Bazı yazılar bozuk olabilir gördüğüm tüm yanlışları düzenlemeye çalıştım.

Kaçak

 Amerika’nın başına gelen yasakçı , yenilik düşmanı ve savaşçı başkanı gençler tarafından sevilmeyen birisidir. Ash’de o gençlerden birisidir. Zaten kötü hale gelmiş olan Amerika’yı bir nebzede olsa düzelten başkan Kyle , başkan olamadığı için bu ülkeyi terketmeye karar verir. Yeni gelen başkan Abraham yasakçı olduğu için bunu düşünür ve sınırlara asker diker. Ash’in tek kurtulma yolu 96. yoldan farkedilmeden geçip Kanada’ya göç etmektir. Evden çıkarken ailesine son bir kez bakıp onları geride bırakacak olmanın üzüntüsünü yaşar. Evden çıktıktan birkaç saat sonra Tom adında bir adamla yolda tanışır ve yanında mola verir. Onunla konuştuktan sonra Tom’un karısının öldüğünü ve arada onun hayaletini görüp konuştuğunu öğrenir. Tom’un yarasını daha fazla açmak istemeyip yoluna devam eder . Otostop çekerken 2 motorluya denk gelir ve motorlarına biner. Motor , yanında ekstra bir oturak olan motorlardandır. Uçurumlu yollarda giderken sürücü Martin hakimiyetini kaybedince Ash son anda devreye...