Ana içeriğe atla

Den Haag

 Hollanda’nın bir şehri olmasına rağmen içerisinde onbinlerce Türk’ün bulunmasından dolayı yabancılık çekmiyorsunuz. Hollanda’nın yemek kültürü zengin olmadığından dolayı etrafta Türk , İspanyol , İtalyan ve Çin mutfakları var. Yemek kültürü olarak benim bildiğim sadece patates kızartması var ve onuda en iyi yapan yer Amsterdam’da . Den Haag’daki Hollandalı olmayan kişi sayısı Hollandalılar’ın 4-5 katı neredeyse. Felemenkçe bilmedende orada yaşamak mümkün. Okyanusa olan kıyısı çok güzeldi . Etrafı betonların ve arabaların boğmadığı bir şehirdi. Hatta hayatımda gördüğüm en iyi şehirdi. Havasını soluduğunuzda bile farklılığı hissedebiliyorsunuz. Etraftaki araba sayısından fazla bisikletli geziyordu. Şehrin ortasından geçen nehirler , insanların yürüyüş yaptığı yerde özgürce gezen geyikler ve tavşanlar , barajlardan dolayı şehrin çoğu yerinde olan fareler. Şehrin tek eksisi fareler ve çok az doğal güzelliğin bulunmasıydı. Yapı planması çok güzeldi. Türkiye’de küçük bir ilçede bile her yerde bina varken böyle büyük bir şehirde binaların çok yer kaplamaması ilgimi çekti.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Deneme - Kitap

  Burada olay iddiaya girmektir. Arkadaşlarınızla girdiğiniz bir iddia sonucunda kimin kazanacağını öğrenmeye çalışırız ama belli bir süre sonra başka bir olaya kapılırız.  Ben ise bunu şu şekilde uyarladım: Yemek yemeye giden iki arkadaş bu  mekanın günlük cirosunu merak edip iddiaya girerler.  Bir ödül için iddiaya girdiklerinden günlük ciroyu öğrenmeye çalışırlar. Mekanın sahibine giderler fakat  bir hırsızın tüm ciroyu çaldığını öğrenirler. Uzun araştırmalar sonucunda hırsızı bulurlar ve yanına gidip soru sorarlar.  Polisin parayı mali şubeye verdiğini ve hırsızın serbest bırakıldığını öğrenirler.  Polislere sormaya giderler ve paranın savcıda olduğunu öğrenirler. Tanıdıkları aracılığıyla savcının yanına giderler ama savcı bilgi vermez. Her şey beklediğiniz gibi olmaz bu yüzden sonu farklı oldu. Not: Bu yazıyı önce kağıda yazdım ve yapay zeka aracılığıyla buraya aktardım. Bazı yazılar bozuk olabilir gördüğüm tüm yanlışları düzenlemeye çalıştım.

Kaçak

 Amerika’nın başına gelen yasakçı , yenilik düşmanı ve savaşçı başkanı gençler tarafından sevilmeyen birisidir. Ash’de o gençlerden birisidir. Zaten kötü hale gelmiş olan Amerika’yı bir nebzede olsa düzelten başkan Kyle , başkan olamadığı için bu ülkeyi terketmeye karar verir. Yeni gelen başkan Abraham yasakçı olduğu için bunu düşünür ve sınırlara asker diker. Ash’in tek kurtulma yolu 96. yoldan farkedilmeden geçip Kanada’ya göç etmektir. Evden çıkarken ailesine son bir kez bakıp onları geride bırakacak olmanın üzüntüsünü yaşar. Evden çıktıktan birkaç saat sonra Tom adında bir adamla yolda tanışır ve yanında mola verir. Onunla konuştuktan sonra Tom’un karısının öldüğünü ve arada onun hayaletini görüp konuştuğunu öğrenir. Tom’un yarasını daha fazla açmak istemeyip yoluna devam eder . Otostop çekerken 2 motorluya denk gelir ve motorlarına biner. Motor , yanında ekstra bir oturak olan motorlardandır. Uçurumlu yollarda giderken sürücü Martin hakimiyetini kaybedince Ash son anda devreye...