Ana içeriğe atla

Nevruz’un Tarihi

 Nevruz , yeni gün anlamına gelir. İlk olarak Mezopotamya’da milattan önce 3000 ila 2000 yılları arasında ortaya çıktığı düşünülür. 2. yüzyılda Persler tarafından yazılı olarak kaydedilmiştir. 10. ve 15. yüzyıllarda Türkler tarafından Göktürklerin Ergenekon’dan çıkışı olarak kutlanmıştır. Osmanlı döneminde hem sarayda hem de halk içinde kutlanmıştır. Türkiye’de 1991 yılında ilk kez resmi olarak kutlanmaya başlanmıştır. 2009 yılında UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras kabul edilmiştir. 2010 yılında ise Birleşmiş Milletler , nevruz gününü “uluslararası nevruz günü” ilan etmiştir. Türk devletlerinde Hun zamanı kutlanmaya başlanan bu bayram Hunlardan Göktürkler’e , Göktürklerden Uygurlar’a , Uygurlardan Selçuklu’ya , Selçukludan Osmanlı’ya , Osmanlıdan ise Türkiye’ye taşınmıştır. Milattan önce 2635 yılında Ergenekon’dan çıkıldığı düşünülmektedir . Bu yüzden Türkler’de nevruzun başlangıcı 2635 olarak düşünülür. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Deneme - Kitap

  Burada olay iddiaya girmektir. Arkadaşlarınızla girdiğiniz bir iddia sonucunda kimin kazanacağını öğrenmeye çalışırız ama belli bir süre sonra başka bir olaya kapılırız.  Ben ise bunu şu şekilde uyarladım: Yemek yemeye giden iki arkadaş bu  mekanın günlük cirosunu merak edip iddiaya girerler.  Bir ödül için iddiaya girdiklerinden günlük ciroyu öğrenmeye çalışırlar. Mekanın sahibine giderler fakat  bir hırsızın tüm ciroyu çaldığını öğrenirler. Uzun araştırmalar sonucunda hırsızı bulurlar ve yanına gidip soru sorarlar.  Polisin parayı mali şubeye verdiğini ve hırsızın serbest bırakıldığını öğrenirler.  Polislere sormaya giderler ve paranın savcıda olduğunu öğrenirler. Tanıdıkları aracılığıyla savcının yanına giderler ama savcı bilgi vermez. Her şey beklediğiniz gibi olmaz bu yüzden sonu farklı oldu. Not: Bu yazıyı önce kağıda yazdım ve yapay zeka aracılığıyla buraya aktardım. Bazı yazılar bozuk olabilir gördüğüm tüm yanlışları düzenlemeye çalıştım.

Kaçak

 Amerika’nın başına gelen yasakçı , yenilik düşmanı ve savaşçı başkanı gençler tarafından sevilmeyen birisidir. Ash’de o gençlerden birisidir. Zaten kötü hale gelmiş olan Amerika’yı bir nebzede olsa düzelten başkan Kyle , başkan olamadığı için bu ülkeyi terketmeye karar verir. Yeni gelen başkan Abraham yasakçı olduğu için bunu düşünür ve sınırlara asker diker. Ash’in tek kurtulma yolu 96. yoldan farkedilmeden geçip Kanada’ya göç etmektir. Evden çıkarken ailesine son bir kez bakıp onları geride bırakacak olmanın üzüntüsünü yaşar. Evden çıktıktan birkaç saat sonra Tom adında bir adamla yolda tanışır ve yanında mola verir. Onunla konuştuktan sonra Tom’un karısının öldüğünü ve arada onun hayaletini görüp konuştuğunu öğrenir. Tom’un yarasını daha fazla açmak istemeyip yoluna devam eder . Otostop çekerken 2 motorluya denk gelir ve motorlarına biner. Motor , yanında ekstra bir oturak olan motorlardandır. Uçurumlu yollarda giderken sürücü Martin hakimiyetini kaybedince Ash son anda devreye...