Ana içeriğe atla

Değişmek

 Bu haftaki konumuz neyi değiştirmek istememizdi. Herkes bir şey değiştirmek isteyebilir ancak önemli olan değiştirme sebebimizdir. Değiştirme sebebimize bakarsak belki de bizim değişmemiz gerekiyordur. Belki de istemeyi bırakıp uygulayabiliriz. Bir futbol takımının yenilgi almasından memnun olmayıp takımın kadrosunu değiştirmek isteriz. Kendimizi geliştirip o takımda da oynayabiliriz ve kadroyu geliştirebiliriz. Hatayı başkasında arayabiliriz ancak çözümü kendimizde bulmalıyız. Değiştirmek istediğimiz şeyi istemeyi bırakıp uygulamalıyız. Az önce “belki de” dedim ancak imkansız değilse bunu kesinlikle yapmalıyız. Şimdi gelelim değiştirmek istediğim şeye. Ben çok bilmişleri değiştirmek hatta mümkünse direkt silmek isterdim. Bu kişiler hem egoist oluyor hem de kıskanç oluyor. En iyisini kendisinin yaptığını sanıyor . Sınıftada bu tarz bir kişi var ve aşırı derecede bilmişlik taslıyor. İngilizce dersinde hocanın demediği şeyleri hocaya söylüyor. Nedeni ise sınıftakilerden daha üstün olduğunu düşünmesi ve egoist olmasıdır. Açıkcası sınıfta 2-3 kişi hariç herkesten daha iyi İngilizce konuştuğumu düşünüyorum. Bunu düşündüğüm tek derste İngilizce. Kimine göre buda çok bilmişlik gibi gelebilir. Kelime dağarcığımda geniş. Ama kimse bu konuda Ahmet’in eline su dökemiyor. Sınıfta en iyi İngilizce konuşan ve kelime dağarcığı en geniş olan bence Ahmet. Ahmet bilmişlik taslamaz, size yardım eder ve dost canlısıdır. Ahmet gibi insanlar bu hayatta başarılı olur. Bilmişlik taslayanlarda başarılı olamaz ve herkesin nefret ettiği kişi olur. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Deneme - Kitap

  Burada olay iddiaya girmektir. Arkadaşlarınızla girdiğiniz bir iddia sonucunda kimin kazanacağını öğrenmeye çalışırız ama belli bir süre sonra başka bir olaya kapılırız.  Ben ise bunu şu şekilde uyarladım: Yemek yemeye giden iki arkadaş bu  mekanın günlük cirosunu merak edip iddiaya girerler.  Bir ödül için iddiaya girdiklerinden günlük ciroyu öğrenmeye çalışırlar. Mekanın sahibine giderler fakat  bir hırsızın tüm ciroyu çaldığını öğrenirler. Uzun araştırmalar sonucunda hırsızı bulurlar ve yanına gidip soru sorarlar.  Polisin parayı mali şubeye verdiğini ve hırsızın serbest bırakıldığını öğrenirler.  Polislere sormaya giderler ve paranın savcıda olduğunu öğrenirler. Tanıdıkları aracılığıyla savcının yanına giderler ama savcı bilgi vermez. Her şey beklediğiniz gibi olmaz bu yüzden sonu farklı oldu. Not: Bu yazıyı önce kağıda yazdım ve yapay zeka aracılığıyla buraya aktardım. Bazı yazılar bozuk olabilir gördüğüm tüm yanlışları düzenlemeye çalıştım.

Kaçak

 Amerika’nın başına gelen yasakçı , yenilik düşmanı ve savaşçı başkanı gençler tarafından sevilmeyen birisidir. Ash’de o gençlerden birisidir. Zaten kötü hale gelmiş olan Amerika’yı bir nebzede olsa düzelten başkan Kyle , başkan olamadığı için bu ülkeyi terketmeye karar verir. Yeni gelen başkan Abraham yasakçı olduğu için bunu düşünür ve sınırlara asker diker. Ash’in tek kurtulma yolu 96. yoldan farkedilmeden geçip Kanada’ya göç etmektir. Evden çıkarken ailesine son bir kez bakıp onları geride bırakacak olmanın üzüntüsünü yaşar. Evden çıktıktan birkaç saat sonra Tom adında bir adamla yolda tanışır ve yanında mola verir. Onunla konuştuktan sonra Tom’un karısının öldüğünü ve arada onun hayaletini görüp konuştuğunu öğrenir. Tom’un yarasını daha fazla açmak istemeyip yoluna devam eder . Otostop çekerken 2 motorluya denk gelir ve motorlarına biner. Motor , yanında ekstra bir oturak olan motorlardandır. Uçurumlu yollarda giderken sürücü Martin hakimiyetini kaybedince Ash son anda devreye...