Ana içeriğe atla

Ben

 Benim adım Buğra Kağan ÇODAR. 10 Ocak'ta Lüleburgaz'da doğdum. Okuma yazmayı babamın öğretmen olduğu Namık Kemal Ortaokulunda bulunan anasınıfında erkenden öğrendim ve eğitime 1-0 önde başladım. Küçüklüğümden beri futbol oynuyorum. Kendimi bildim bileli Trabzonsporluyum.  İlköğretime Arife Bekir Uğurlu İlköğretim Okulunda başladım . Kodlamaya ve İngilizce'ye merağım burada başladı. Okulda yeni açılan kodlama kursuna katılıp kodlama hakkında küçük çocuklar için temel şeyleri öğrendim. O zamanlarda sınıf arkadaşlarımın birçoğundan daha iyi İngilizce konuşabiliyordum. 4. sınıfın ortalarında koronavirüs ortaya çıktı ve uzaktan eğitime geçildi. Sınıf arkadaşlarıma düzgün bir şekilde veda edemeden ortaokula geçtim. Ortaokula anasınıfını da okuduğum Namık Kemal Ortaokulunda başladım. 5. sınıfın son haftalarına kadar okul , uzaktan eğitimle eğitim veriyordu. Son haftalarda yüz yüze eğitime yavaştan geçmeye başladık ve gelebilen arkadaşlarımla beraber kalan konuları sınıfta işledik. Hedefim ortaokulu burada bitirmekti. Babam beni 5. sınıfın yaz tatilinde Doğa Kolejinin bursluluk sınavına kaydetti ve bunun kendimi denemem için olduğunu söyledi yani kazansam bile gitmeyecektim. Sonuçlar geldiğinde iyi bir burs aldığımı gören babam , yoğun ısrarlarıma rağmen beni okula kaydettirdi. Vize'de yaşadığımdan ve okul Lüleburgaz'da olduğundan telefon ihtiyaç olmuştu ve ilk telefonum 6. sınıfta alındı. İlk senemde aşırı konuşkan biri değilken 7. sınıfta biraz daha açıldım. 7. sınıfta Cambridge Üniversitesinin belli Türk öğrencilere yaptığı İngilizce seviye sınavına girdim. 7. sınıfın yaz tatilinde hayatımda ilk defa yurtdışına çıktım. Hollanda Amsterdam'a uçtum. 8. sınıfa geldiğimizde ise sınav stresi ortaya çıktı ve bu stresi engellemek için eğlenme ihtiyacı ortaya çıktı. Bu yüzden 8. sınıf hayatımın en eğlenceli zamanıydı. Yıllar geçse bile unutamayacağım birçok anı kazandım. LGS stresinin bitimiyle kodlama yönünde birkaç program yazdım ancak güzel olmadığı için bir süre programlamaya ara verdim . Hollanda'ya 2. kez gittim.  Arkadaşlıklar , dostluklar hatta dostluktan bile ötesi. Tercih sırası geldiğinde Mustafa Elmas Arıcı Anadolu Lisesinin adını bile duymamıştım. Babamın önerisiyle 3. sıraya yazdım. Kepirtepe Lisesini çok az bir puanla kaçırdıktan sonra tek bir seçenek kalmıştı. O da Mustafa Elmas Arıcı Anadolu Lisesiydi. Son güne kadar nakil aldırmayı düşündüm ama en sonunda geldim. Son güne kadar tam belli olmadığı için okul forması bile alamamıştım. O günden bugüne hayatımda önemli bir gelişme olmadı. Benim şu anlık yaşadıklarım bunlardı. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Deneme - Kitap

  Burada olay iddiaya girmektir. Arkadaşlarınızla girdiğiniz bir iddia sonucunda kimin kazanacağını öğrenmeye çalışırız ama belli bir süre sonra başka bir olaya kapılırız.  Ben ise bunu şu şekilde uyarladım: Yemek yemeye giden iki arkadaş bu  mekanın günlük cirosunu merak edip iddiaya girerler.  Bir ödül için iddiaya girdiklerinden günlük ciroyu öğrenmeye çalışırlar. Mekanın sahibine giderler fakat  bir hırsızın tüm ciroyu çaldığını öğrenirler. Uzun araştırmalar sonucunda hırsızı bulurlar ve yanına gidip soru sorarlar.  Polisin parayı mali şubeye verdiğini ve hırsızın serbest bırakıldığını öğrenirler.  Polislere sormaya giderler ve paranın savcıda olduğunu öğrenirler. Tanıdıkları aracılığıyla savcının yanına giderler ama savcı bilgi vermez. Her şey beklediğiniz gibi olmaz bu yüzden sonu farklı oldu. Not: Bu yazıyı önce kağıda yazdım ve yapay zeka aracılığıyla buraya aktardım. Bazı yazılar bozuk olabilir gördüğüm tüm yanlışları düzenlemeye çalıştım.

Kaçak

 Amerika’nın başına gelen yasakçı , yenilik düşmanı ve savaşçı başkanı gençler tarafından sevilmeyen birisidir. Ash’de o gençlerden birisidir. Zaten kötü hale gelmiş olan Amerika’yı bir nebzede olsa düzelten başkan Kyle , başkan olamadığı için bu ülkeyi terketmeye karar verir. Yeni gelen başkan Abraham yasakçı olduğu için bunu düşünür ve sınırlara asker diker. Ash’in tek kurtulma yolu 96. yoldan farkedilmeden geçip Kanada’ya göç etmektir. Evden çıkarken ailesine son bir kez bakıp onları geride bırakacak olmanın üzüntüsünü yaşar. Evden çıktıktan birkaç saat sonra Tom adında bir adamla yolda tanışır ve yanında mola verir. Onunla konuştuktan sonra Tom’un karısının öldüğünü ve arada onun hayaletini görüp konuştuğunu öğrenir. Tom’un yarasını daha fazla açmak istemeyip yoluna devam eder . Otostop çekerken 2 motorluya denk gelir ve motorlarına biner. Motor , yanında ekstra bir oturak olan motorlardandır. Uçurumlu yollarda giderken sürücü Martin hakimiyetini kaybedince Ash son anda devreye...