Ana içeriğe atla

Türkiye’de Futbol

 Türk milli takımı geçtiğimiz yaz Euro 2024’te çeyrek finale yükselip elenmişti. O turnuvada kadroda tamamen Türk olan çok az futbolcu vardı. Bunun sebebini hep merak etmiştim. Bunun nedenini şimdi kavradım . Bunun tek bir nedeni var , o da adam kayırmak. Türkiye’de altyapı seçmelerinde yeteneğin yerini bazen para kapıyor. Parayı veren düdüğü çalıyor yani. Herhangi bir takımın altyapı seçmesinde bu yaşanabilir. Trabzonspor , Fenerbahçe , Galatasaray veya Beşiktaş. Buraya parayla giren kişilerde yeteneksiz oluyor. Eğer gerçekten yetenekli olsalardı parayla geçilmezdi. Türkiye Futbol Federasyonunun başındakilerde bunu etkiliyor biraz. Altyapıdaki milli takımlarda genellikle eski futbolcular teknik direktör olmuş durumda ve hepsi adam kayırıyor. Örnek olarak U19 milli takım teknik direktörü Sabri Sarıoğlu,  Uefa Youth League’de final oynayan ilk ve tek Türk takımı Trabzonspor U19’dan 2 oyuncu aldı ve bu 2 oyuncuyu yedekte bekletti. Kaptan ise sadece Ayhan Akman’ın oğlu olduğu için oynayan , orta açmayı bile bilmeyen Efe Akman’dı. U19 liginin gol kralı Beşiktaş’tan bir oyuncu oldu fakat o da 11’de başlamadı. Şimdi milli takımdaki oyunculara bakalım. Yurt dışında adam kayırma olmadığı için Türk oyuncular yetenekleriyle öne çıkıyor ve büyük takımlara gidiyorlar. Şu an milli takımın başındaki Montella , iyi oyuncuları seçtiği için adam kayırmıyor ve doğma büyüme Türk olan oyuncular çok az oluyor. Türkiye’de doğup büyüyen ve yurt dışına giden oyuncu sayısıda çok azdır. Yarın Paris Saint Germain ile Şampiyonlar Ligi oynayacak olan İnter’in orta sahası Hakan Çalhanoğlu , Almanya’da doğup büyüyen bir Türk.  Ferdi Kadıoğlu hiç Türkçe bilmeyen Hollanda doğumlu bir Türk. Arda Güler , Arda Turan , Burak Yılmaz gibi oyuncular tırnaklarıyla kazıya kazıya yetenekleriyle yurt dışında yıldızlaşan nadir futbolculardan birkaçıdır. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Deneme - Kitap

  Burada olay iddiaya girmektir. Arkadaşlarınızla girdiğiniz bir iddia sonucunda kimin kazanacağını öğrenmeye çalışırız ama belli bir süre sonra başka bir olaya kapılırız.  Ben ise bunu şu şekilde uyarladım: Yemek yemeye giden iki arkadaş bu  mekanın günlük cirosunu merak edip iddiaya girerler.  Bir ödül için iddiaya girdiklerinden günlük ciroyu öğrenmeye çalışırlar. Mekanın sahibine giderler fakat  bir hırsızın tüm ciroyu çaldığını öğrenirler. Uzun araştırmalar sonucunda hırsızı bulurlar ve yanına gidip soru sorarlar.  Polisin parayı mali şubeye verdiğini ve hırsızın serbest bırakıldığını öğrenirler.  Polislere sormaya giderler ve paranın savcıda olduğunu öğrenirler. Tanıdıkları aracılığıyla savcının yanına giderler ama savcı bilgi vermez. Her şey beklediğiniz gibi olmaz bu yüzden sonu farklı oldu. Not: Bu yazıyı önce kağıda yazdım ve yapay zeka aracılığıyla buraya aktardım. Bazı yazılar bozuk olabilir gördüğüm tüm yanlışları düzenlemeye çalıştım.

Kaçak

 Amerika’nın başına gelen yasakçı , yenilik düşmanı ve savaşçı başkanı gençler tarafından sevilmeyen birisidir. Ash’de o gençlerden birisidir. Zaten kötü hale gelmiş olan Amerika’yı bir nebzede olsa düzelten başkan Kyle , başkan olamadığı için bu ülkeyi terketmeye karar verir. Yeni gelen başkan Abraham yasakçı olduğu için bunu düşünür ve sınırlara asker diker. Ash’in tek kurtulma yolu 96. yoldan farkedilmeden geçip Kanada’ya göç etmektir. Evden çıkarken ailesine son bir kez bakıp onları geride bırakacak olmanın üzüntüsünü yaşar. Evden çıktıktan birkaç saat sonra Tom adında bir adamla yolda tanışır ve yanında mola verir. Onunla konuştuktan sonra Tom’un karısının öldüğünü ve arada onun hayaletini görüp konuştuğunu öğrenir. Tom’un yarasını daha fazla açmak istemeyip yoluna devam eder . Otostop çekerken 2 motorluya denk gelir ve motorlarına biner. Motor , yanında ekstra bir oturak olan motorlardandır. Uçurumlu yollarda giderken sürücü Martin hakimiyetini kaybedince Ash son anda devreye...