Ana içeriğe atla

Anne

 

ANNE

Bakışın güneş gibi ısıtır içimizi 
Gülüşün aydınlatır üzgün kalpleri anne.
Elimizden şefkatle tutarsın her an bizi 
Dünyaya geldiğimiz günlerden beri anne.

En tatlı hatırası en sevimli çağımın 
Yüzünde gölgesi var gülyüzlü bayrağımın 
Anavatan diyorlar adına toprağımın 
Sen vatanlaştırırsın bastığın yeri anne

Gözlerinde taptaze bir bahardır dört mevsim 
Sevgi enginliğinde kim sana eş olur kim ?
Ayağının altına sermiş Cenneti Rabbim...
Anne... Büyük Allah'ın büyük eseri anne 

- Halide Nusret Zorlutuna


Bu şiirin konusu anneye duyulan sevgi ve annenin kutsallığıdır.

Teması ise anne sevgisidir. Bu şiirin yazılma amacı insanlara annenin kutsallığını anlatmak , anneliği hatırlatmak veya döneminde nüfusu az olan Türkiye’nin nüfusunu arttırmaya yönelik yazılmış bir propaganda şiiri olabilir. Şiir ile şair ilişkisinde bunu dahada iyi anlıyoruz. Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkmış bir millete vatanseverlik aşılanmaya çalışmıştır. “Anavatan diyorlar adına toprağımın” dizesinde bunu görebiliyoruz. Annenin kutsallığından bahsedip vatanseverlik aşılanmıştır. Evrensel konuları mı yoksa milli konuları mı ele aldığı az önce bahsettiğim dizeden dolayı kafa karıştırsada yoğun alarak anneliğin kutsallığı yazıldığından evrensel konuları ele aldığını kabul ederiz. Annelik o kadar kutsaldır ki yaşadığımız hatta uğruna canımızı verdiğimiz vatana “Anavatan” diyoruz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Deneme - Kitap

  Burada olay iddiaya girmektir. Arkadaşlarınızla girdiğiniz bir iddia sonucunda kimin kazanacağını öğrenmeye çalışırız ama belli bir süre sonra başka bir olaya kapılırız.  Ben ise bunu şu şekilde uyarladım: Yemek yemeye giden iki arkadaş bu  mekanın günlük cirosunu merak edip iddiaya girerler.  Bir ödül için iddiaya girdiklerinden günlük ciroyu öğrenmeye çalışırlar. Mekanın sahibine giderler fakat  bir hırsızın tüm ciroyu çaldığını öğrenirler. Uzun araştırmalar sonucunda hırsızı bulurlar ve yanına gidip soru sorarlar.  Polisin parayı mali şubeye verdiğini ve hırsızın serbest bırakıldığını öğrenirler.  Polislere sormaya giderler ve paranın savcıda olduğunu öğrenirler. Tanıdıkları aracılığıyla savcının yanına giderler ama savcı bilgi vermez. Her şey beklediğiniz gibi olmaz bu yüzden sonu farklı oldu. Not: Bu yazıyı önce kağıda yazdım ve yapay zeka aracılığıyla buraya aktardım. Bazı yazılar bozuk olabilir gördüğüm tüm yanlışları düzenlemeye çalıştım.

Kaçak

 Amerika’nın başına gelen yasakçı , yenilik düşmanı ve savaşçı başkanı gençler tarafından sevilmeyen birisidir. Ash’de o gençlerden birisidir. Zaten kötü hale gelmiş olan Amerika’yı bir nebzede olsa düzelten başkan Kyle , başkan olamadığı için bu ülkeyi terketmeye karar verir. Yeni gelen başkan Abraham yasakçı olduğu için bunu düşünür ve sınırlara asker diker. Ash’in tek kurtulma yolu 96. yoldan farkedilmeden geçip Kanada’ya göç etmektir. Evden çıkarken ailesine son bir kez bakıp onları geride bırakacak olmanın üzüntüsünü yaşar. Evden çıktıktan birkaç saat sonra Tom adında bir adamla yolda tanışır ve yanında mola verir. Onunla konuştuktan sonra Tom’un karısının öldüğünü ve arada onun hayaletini görüp konuştuğunu öğrenir. Tom’un yarasını daha fazla açmak istemeyip yoluna devam eder . Otostop çekerken 2 motorluya denk gelir ve motorlarına biner. Motor , yanında ekstra bir oturak olan motorlardandır. Uçurumlu yollarda giderken sürücü Martin hakimiyetini kaybedince Ash son anda devreye...