Doğduktan sonra yürümeye ve konuşmaya başlayan Türklerin büyük hükümdarı Oğuz Kağan düşmanlarına fırsat vermeyen birisiydi. Genç olan Oğuz halkının başına bela olan gergedanı zekasıyla ortadan kaldırmış ve düşmanlarla çarpışarak kağan olmuştu. Gök ve yer tanrının kızlarıyla gerdeğe girip 6 çocuk yaptı. Tengri'den gelen kut ile tüm dünyaya hakim olmak istedi ve tüm düşmanlarına meydan okudu. Sayıca az olan Oğuz öyle kanlı çarpışmalara giriyordu ki tüm savaş alanı Türk olmayanların kanıyla yıkanıyor , kanlardan çiçekler açıyor ve sırtlanlar cesetleri yiyordu. Bu olanların karşısında düşmanın mert kalmayacağını ve mutlaka namertlik yapacağını biliyordu. Oğuz Mezopotamya'ya ilerlerken namert düşman Türk yurdundaki kadın ve çocuklara yüzbinlerce atlıyla saldırmış. Doğuştan savaşçı doğan Türkler yayan ve mızraksız olmalarına rağmen düşmanın yarısından çoğunu öldürmüşler fakat kendileri de ölmüşlerdi. Öyle kanlı bir çarpışmaymış ki Oğuz bu haberi alana kadar yanındaki bilge bir yaşlı 3 kez fenalaşmış ve Ulu Türk bunun bir felaket habercisi olduğunu söylemiş. Bu çarpışmada düşmanın geri çekilmesiyle yurtta kalan son 2 aile bir mağaraya sığınmış ve Oğuz'u beklemişlerdir. Oğuz haberi duyup yurda gelince olanları görmüş ve intikam yemini etmiştir. Oğuz'u tanımayan bu aileyi Oğuz uçsuz bucaksız iki dağ arasına bırakmış ve gitmişlerdir. Bunu neden yaptığını soran Ulu Türk'e ise "Onlara kötülük yaptığımı düşünüp oradan kurtulduklarında intikam almak istesinler diye yaptım. Ben öleceğim , sen de öleceksin ama onların intikamı ölmeyecek. Bu devletim yıkılırsa onlarda düşmanlara bela olsunlar" demiş. Bu olaydan sonra Oğuz ne çocuk ne kadın kimseye acımamış ve savaş alanında daha da agresifleşerek bin kişiyle milyonlara kafa tutmuştur. Yüzyıllar geçmiş ve ortalıkta ne Oğuz kalmış ne de bir Türk devleti. Ortalıkta olan tek şey Türklüğünü nesilden nesile aktaran ve intikamı bekleyen o 2 aileydi. Onlarda üreyip büyümüşlerdi. Bir gün demirleri eriterek bu dağlardan çıktıklarında atlarını toplayıp düşmanı aradılar. Önlerinde Kürşad , arkasında 40 yiğidi daldılar Çinlilerin sarayına. Bin kişi geldi , öldürdüler. İki bin kişi geldi , agresifleştiler. Üç bin kişi geldi , pes etmediler . Dört bin kişi geldi , maalesef can verdiler. Türkler yine esir olmadı. Kaçıp devlet kurdular , yıkıldı. Yine devlet kurdular , yine yıkıldı ama yıkılmayan bir şeyleri vardı o da savaşçı karakterleriydi. Bizans'a kök söktürdüler , Sasani İmparatorluğu'nun yıkılışına yardım ettiler. Sonuç olarak Türkler dünyayı dize getirdi. Lafın gelişi değil gerçekten yüz milyonlarca kişinin inandığı din adamı Papa'yı dize getiren Attila , Kürşad'dan 3 asır önce yaşamıştı. Göktürklerin yarım bıraktığı Bizans meselesini Osmanlı bitirdi , Türkleri Türkistan'da Timur yeniden topladı , Cengiz Han'ın bile alamadığı Hindistan'ı 300 yıl Babürler yönetti , amansız Moğolları Memlükler durdurdu.
Yorumlar
Yorum Gönder